top of page
  • 259 Numaralı İşçi

Yaşamasın 1 Mayıs!

İşçiyiz. Daha az haklıyız. Kazanamayacağız.

Ne 1 Mayıs’ta ne 30 Şubat’ta biz, kazanamayacağız.

Çünkü biz, işçiyiz.


Düzen, bunu gerektiriyor. Düzen, bunu istiyor. Düzenin hak meşrulaştırıcıları, bizleri haklılaştırmıyor. Karşılayamıyoruz kriterlerini, ömrümüzü heba etsek de -ki bu uğurda heba edenler vardır- yetiremeyeceğiz. Yetmeyecek, kaybedeceğiz. Yetenler, kazanacak, biz kaybedeceğiz. Biz kazanıyoruz zannedeceğiz.

“-Bugün bayram!” diyecekler biz de “-Bugün bayram!” diyeceğiz. 364 gün ağzımızı açtırmayanlar, “Tüm meydanlar sizin, doyasıya bağırın, sloganlar atın!” diyecekler. Ardından kulaklarını tıkayıp uzaklaşacaklar.


Her şeye rağmen sevineceğiz. Bakacağız etrafımıza, göreceğiz dahil olduğumuz kalabalığı, umut edeceğiz, en azından yarınlar için“-Biz bu kadar kalabalıkken…” diyeceğiz ki lafımızı dahi bitiremeden, düşüncelerimiz henüz tam olarak düşüncede bile değilken “-Bitti bayram!” diyecekler.

Dağıtacaklar tüm kalabalıkları. Kesecekler aramızdaki tüm bağı. Böyle bir bağımızın olduğunu dahi unutacağız bir zaman sonra. Her birimizi ayrı ayrı yerlere gönderecekler. İstesek de bir araya gelemeyeceğiz. Aklımızın ucundan dahi geçmeyecek. Düşlerimiz hayallerimizde dahi yaşayamayacak, vaktimiz olmayacak. Hayallerimiz de umutlarımız da 1 Mayıs’ta kalacak.


Kalmasın. Ne bugüne tamah kaldı artık ne de yarına umut.

1 Mayıs da kalmasın.

Yaşamasın 1 Mayıs!


Kommentarer


bottom of page